Kullanılabilirlik (Usability) ve Oynanabilirlik (Playability) Kavramları
Oyuncu kavramındaki karışıklığa yer vermiştim. Şimdi ise, sıklıkla farkı net olarak ortaya konulamayan ikilimiz daha var: Kullanılabilirlik (Usability) ve Oynanabilirlik (Playability)
Kullanılabilirlik kökenini İnsan-Bilgisayar Etkileşimi (HCI) disiplininden alır. ISO 9241-11’e göre: “Belirli kullanıcıların belirli hedeflere belirli bir bağlam içerisinde etkililik, verimlilik ve memnuniyet ile ulaşabilme derecesidir.”
Playability ise doğrudan oyun araştırmalarından doğmuştur. Fabricatore (2002), González-Sánchez vd. (2009, 2012), Desurvire (2004) ve Korhonen gibi araştırmacılar playability kavramını geliştirmiştir. Temel amacı, oyuncunun oyun oynarken yaşadığı deneyimin kalitesini açıklamaktır. Daha basit bir ifadeyle, oyun esnasında alınan keyfin ve eğlencenin süresini, etkisini artırmak, oyunu oynatmaktır.
İkisinde de merkezde insan vardır. Ama insanın üstlendiği roller farklıdır. Kullanılabilirlik, insanın kullanıcı kimliğine odaklanır. Oynanabilirlik ise, oyuncu kimliğini merkeze alır.
Kullanılabilirlik, sürtünmeyi azaltmaya çalışır. Bunun için Effectiveness, Efficiency, Satisfaction, Learnability, Memorability, Errors ölçüm boyutları analiz edilir. (Nielsen – Sezgisel kullanım)
Oynanabilirlik ise kontrollü sürtünme oluşturur. González-Sánchez’in modeline göre, Satisfaction, Learning, Effectiveness, Immersion, Motivation, Emotion, Social Interaction, Gameplay Story, Mechanics Control gibi bileşenleri içerir.
Oynanabilirlik, kullanılabilirlik dışlamaz. Kapsar.

Akademisyen, kullanıcı deneyimi ve arayüz tasarımı, veri görselleştirme, web/mobil uygulama geliştirme.
Kemal ŞAHİN'i yakından tanıyın.