The Boundary & Compliance Group

Within (İçerisinde)

Bir sistemin, kuralın veya limitin dışına çıkmamayı belirtir.

  • Örnek: You must stay within the budget. (Bütçe dahilinde/sınırları içinde kalmalısın.)
  • Örnek: It is within his power to change the law. (Yasayı değiştirmek onun yetkisi dahilindedir.)

Beyond (Sınırların Ötesinde)

Within edatının tam zıttıdır. Bir şeyin kapasitesini, yetkisini veya sınırlarını aştığını belirtir.

  • Soyut Kullanım: Yetkiyi, hayali veya mantığı aşmak.
  • Örnek: The cost of the new design system is beyond our current budget. (Bütçemizi aşıyor.)
  • Örnek: It is beyond dispute that AI will change the industry. (Tartışmaya kapalıdır/Tartışmanın ötesindedir.)

Under (Hükmü/Etkisi Altında)

Fiziksel bir yerin “altında” olmaktan ziyade, bir kurala, yasağa veya yönetime tabi olmayı anlatır.

  • Soyut Kullanım: Koşullar, yasalar veya baskı altında olmak.
  • Örnek: Under the new regulations, all data must be encrypted. (Yeni yönetmelikler uyarınca…)
  • Örnek: The project is under investigation. (Proje inceleme altındadır.)

Against (Ayasırı/Zıt)

Bir kurala, yasaya veya ilkeye aykırılığı ifade eder.

  • Soyut Kullanım: Kurallara ters düşmek.
  • Örnek: Copying the source code is against the company policy. (Şirket politikasına aykırıdır.)

Outside (Kapsam Dışında)

Within edatının daha fiziksel ama soyutlanmış zıttıdır. Genellikle “ilgi alanı” veya “yetki” dışını anlatır.

  • Örnek: Technical support is outside the scope of this contract. (Bu sözleşmenin kapsamı dışındadır.)

Sınır Belirleyiciler

PrepositionAçıklamaÖrnek
WithinSınırın içinde (Dahilinde)Within the law (Yasalara uygun)
BeyondSınırın dışında (Aşmış)Beyond repair (Onarılamayacak durumda)
UnderSınırın hükmünde (Tabi)Under the circumstances (Mevcut koşullar altında)
AgainstSınırla çarpışan (Aykırı)Against my will (İsteğim dışında/aykırı olarak)